Ultimate magazine theme for WordPress.

HALLOWEEN : Ruhlardan Kaçış

0 97

Bir gün düşleyin; sokaklarında korkuyu soluduğunuz, tüyler ürpertici hikayeler dinlediğiniz, insanların ölümü kandırmak istercesine birbirinden hilekar kostümlerle ölülerden daha ölü olduğu, etrafınızda cirit atan perilerle antlaşma yapmışcasına dehşet veren filmler izlediğiniz, bütün sene sahneye çıkacağı günü bekleyip daha korkutucu olabilmek için süslenen balkabağının bile size tattırmak istediği tek duygunun acı olduğu, sokaktaki odun ateşinin üstünden atlarken aklınızdan geçen tek şeyin bugün bütün yolların korku tüneline çıktığı gerçeği ile yüzleştiğiniz, özenle dekore edilmiş evlerinizin kapılarına minik canavarların ‘tricks or treat’ tehtidleriyle dayandığı, örümceklerle, ağlarla, mezarlıklarla çevirili dünyanızda artık oyunların, yarışmaların ve şekerlerin bile bu mükemmel uyum içinde ahenkle dans eden gerilimden sıyrılamadığı bir gün… Evet Halloween !

15_2420473a

Hasat mevsimi sona erip takvimleriniz ekim ayının 31’ini gösterdiğinde; geçtiğimiz yılın olumsuzluklara yol açan sorumluluklarını üstünüzden atmanızı sağlayacak bir hayalet geminin yaklaştığını farkedersiniz. İçinde huzur bulamayan, haksızlığa uğramış ya da günahkar ruhların kısacası dünyayla henüz işi bitmemiş ama dünyadan ayrılmış insanların olduğu bu gemiden, zarar görmeden kurtulmanın bir yolu vardır; onlardan daha korkutucu olduğunuzu kanıtlamak. Bunu yaparken en çok dikkat edilmesi gereken husus ise onlar tarafından tanınmamaktır, aksi takdirde lanetlenebilir ve bir sonraki yıl iyi bir hayat süremeyebilirsiniz. Kötü ruh avlama zamanı başlamıştır; şimdi evlerin dışı caydrıcı ve ürpertici figürlerle bezenir, odunlarla harmanlanan devasa ateşler yakılır, kötü kokular yayılır, sizi ele vermeyecek kostümler giyilir ve sonunda o ‘korkunç’ maske takılır. Britanya Adaları’nda, İspanya’da ve Galya’da yaşamlarını sürdüren Keltler’in yüzyıllar öncesine dayanan pagan geleneği yani bilinen en eski adıyla Samhain böylece başlamış olur.

Old-Halloween-Costumes

 

Jack-o Lantern
Kelt festivalinin ölümsüz mirası, Halloween‘in en korkunç yüzlerinden biri halini aldı ve gecemizi aydınlattı.
Kurnazlığı ve cimriliğiyle ün salmış bir çiftçiydi Jack, şeytanla uğraşmak da onun en büyük zevklerinden biriydi. Günün birinde bir içki davetiyle şeytanı cezbetti, hoş bir sohbetle geçirilen güzel bir gecenin sonunda hesap vakti geldi çattı. Kafasında tilkiler dolaşan ve hesabı ödemek istemeyen Jack’in aklına dahiyane bir fikir geldi. Şeytanı; kendini bozuk paraya çevirirse hesabı onunla ödeyeceğine, sonra hemen eski haline dönebileceğine ve böylece hesaptan kurtulabileceklerine ikna etti. Fikri beğenen şeytan Jack’in gerçek hesaplarından habersiz hemen kendini bozuk paraya çevirdi. Jack ise vakit kaybetmeden onu cebindeki küçük gümüş haçın yanına attı ve şeytanı hapsetti. Şeytan’a kendisini bir sene rahat bırakması ve ölünce ruhunu almaması koşuluyla onu serbest bırakabileceğini söyledi. Çaresiz durumdaki şeytan için, Jack’in isteklerini kabul etmekten başka bir seçenek görünmüyordu. Böylece bir yılı birbirlerini görmeden geçirdiler. Ama şeytana pabucunu ters giydirmekte usta olan Jack’in şeytanın peşini bırakmaya hiç niyeti yoktu. Bu sefer de şeytanı çok özlediğini söyleyen Jack onu buluşmak için elma bahçesine çağırdı. Şeytana jest yapmak için elma toplamaya başlayan Jack’in çok geçmeden ayağı kaydı. Kendisinin tekrar kalkamayacağını gören şeytanı elmaları toplamaya ikna etmek artık daha kolaydı. Şeytanın ağaca çıkmasıyla hemen yerinden doğrulan Jack ağaca haç işaretleri kazıdı. Oradan aşağı inmek ise şeytana 10 yıla mal olacaktı…
Olaydan birkaç yıl sonra Jack ölür ve karar günü gelir. Böyle kötü bir insanı Tanrı cennetine kabul etmez, ruhununu almamaya söz verdiği için şeytan da onu cehenneme alamaz. Böylece Jack Araf’ta kalmaya mahkum olur, şeytan onu cehennemden aldığı bir parça yanan kömürle gecenin karanlığına gönderir. Jack bu kömürü oyulmuş bir turpun içine koyar ve elindeki fenerle dünyayı dolaşmak için yola koyulur. O artık yolunu kaybetmiş kayıp bir ruhtur.

Cadılar
Eskiden toplumun saygın bir üyesi olarak kabul edilen ve Wise Woman (Bilge Kadın) anlamı taşıyan Witches yani Cadılar; yıllar boyu insanlığın ilgisini üzerlerinde toplamayı başarmış, etik tartışmaların ortasına oturmuş ve bir gizem olarak atfedilmişlerdir. Geçmiş zamanın ataerkil toplumlarında bir kadının süpürge ile özdeştirilip resmedilmesi son derece olağan bir durum gibi görünse de süpürge ile uçması daha derin anlamlar taşımaktaydı. Doğa üstü güçlerle arası oldukça iyi olan Paganlar, bu özel Samhain gününde kadınların doğurganlığını arttırmaya yönelik ritüeller yapıyordu ve bu ritüellerin başlıca ögesi olarak direkler ve süpürgeleri kullanıyorlardı. Bacaklarının arasına aldığı süpürgeyle olabilidiğince yükseğe zıplaması istenen kadınlar, ekinlerin de sıçradıkları yüksekliklere kadar uzayacağını ve verimli bir yıl geçireceklerini düşünürlerdi. Uçan Cadı mitine süpürge ile zıplayan kadınlar biraz olsun açıklık getirdiğine göre, artık cadıların bir diğer değişmez ögesi kaynayan kazanlarının içindeki iksirlere göz atma vaktimiz gelmiştir. Ortaçağ Avrupasında halisünasyona sebebiyet veren bitkilere ulaşmak oldukça kolaydı. Tarih öncesi çağlardan beri paganlar ritüellerinde böyle maddelere yer vermeyi pek severlerdi, bu bitkilerle özel karışımlar ve iksirler hazırlar bunu gerek eğlence gerek şifa için kullanırlardı. Şimdi kazanın içindeki doğaüstü gelişmelere sebebiyet verebilecek iksirin ne olduğunu da anlamış bulunuyoruz. Zaten havada uçtuğu iddia edilen cadıların ortaya çıkma tarihi ile uçmaya yarayan ilaçların kitaplarda bahsedilmeye başladığı tarihlerinin aynı olması da oldukça manidar !

f7862954f9af4733c898a4a27cc7ec4c

 

Hristiyanlığa Doğru
Pagan inanışları ve ritüelleri, pek çok bakımdan Hristiyanlığa oldukça uzaktı. Bütün bunlara bir son vemeyi planlayan Papa IV. Boniface 7. yüzyılda , her yıl 13 Mayıs’ta kutlanan Azizler Günü’nü 1 Kasım’a taşıdı. Böylece 31 Ekim All Hallow’s Eve yani Azizler Günü’nün Arifesi olarak kutsanmış ve bir hristiyan bayramı haline gelmiş oldu. Başlarda bu hareket başarıya doğru emin adımlarla ilerliyordu, Protestan Hristyanlar kutlamalara son verdi eski geleneklerden uzaklaşıldı, hatta Reform hareketleri sırasında doğduğu topraklar Britanya dışında her yerde unutulmaya yüz tuttu.
12 yüzyılın başlarında bir 31 Ekim gecesi siyahlar içinde bir takım adamlar meydanlara çıkıp ölüler için ağıtlar yakmaya, onların zavallı ruhları için dua etmeye başladılar. Geleneklerinden vazgeçmek istemeyen Britanyalılar ise kısa süre içinde özlerine dönerek bu ritüellere katıldı. Roma’lıların ölüm festivali Feralia’dan da izler taşıyan hasat mevsiminin son günü; kapılara gelen yoksullara ‘ruh kek’ lerinin dağıtıldığı, kostümler giyilen bir gün halini aldı yeniden. Hatta bu ruh keki geleneği, şu an kapı kapı dolaşıp şeker toplayan çocukların öncü hareketi olarak kabul edilmiştir.

disneyland-christmas-haunted-mansion-wallpaper-3

Yeniden Doğuş
19 yy. başlarında Amerika’nın yasaklarından arınıp özgürlüğe doğru yelken açtığı dönemde, Avrupalı göçmenler özellikle İrlandalılar kendi geleneklerini daha rahat yaşayabilecekleri bir ortama kavuşmuş oldular. Antik tarım köklerini temsil eden inanışları ve hristiyanlığın eklediği başkalaşımlar zamanla bu günü Hasat Bayramı’ndan seküler bir bayram haline getirdi. 2. Dünya savaşı yıllarında karne ile verilen şekerler bu bayramı ufak bir sekteye uğratsa da, savaşın ardından Amerika’nın dünya üzerindeki hakimiyeti bu bayramın popülerliğini hiç olmadığı bir noktaya taşıdı. Radyo programları, çocuk dergileri, çizgi filmler gibi yoğun medya manipülasyonları ile toplum yeniden bu büyük bayrama hazırlanmıştı. Medyatik ünlülerin katıldığı maskeli balolar, perili evlere yapılan ziyaretler, ülkenin her yerinde düzenlenen büyük geçiş törenleri, bu güne özgü açılan korku parkları ve bugünün çocuk bayramı haline getirilmesi Halloween’i ülkenin değişmez bir parçası kıldı. Hollywood filmleriyle evimize giren Amerikan kültürünün karşı konulmaz etkisi, bugünü Noel’den sonra ikinci büyük ticari tatil haline getirerek bütün dünyada kutlanılmasını sağladı.
Evet Papa Boniface‘in korktuğu şey daha da güçlenerek dünyayı sarmıştı, pardon istediği mi demeliydik !

trick__r_treat_-_la_vendetta_di_halloween1

Yıllardır aileleri şekeri seçmeye mahkum eden Trick’in atası olarak kabul ettiğimiz Jack; bugüne kadar elindeki fenerle dünyayı dolaşmaya devam etti, insanlar ise yıllar içinde bu kayıp ruhu evlerinden uzak tutmak için yeni yöntemler geliştirmeye… Turp zamanla yerini daha ürkütücü birşeye, renginde gücü ve dayanıklılığı barındıran ‘Balkabağı’na bıraktı. Tarım motiflerinden biri olan ve işlevselliği ile etkileyen ‘Korkuluk’lar evlerin vazgeçilmezi haline gelirken, eskiden cadı oldukları ve görenleri öldürdüğü düşünülen Baykuş’lar sevimli yüzlerini göstermeye başladı. Halloween artık dünya çapında önü alınamayacak bir şölendi !

Halloween-festival-takes-root-in-Korea_73

Değişik varyasyonlarıyla günümüze dek varlığını sürdürmeyi başaran bu 6000 yıllık gelenek; aylar öncesinde başlayan son derece özen dolu hazırlıklarla taçlandırılıyor, sabırsızlıkla beklediğimiz ve dünyayı tek bir ruhta buluşturan nadir günlerden biri oluyor. Şu an sonbaharı temsil eden turuncular belirginleşiyor dışarda ve Halloween’i anlatan iki ana renkten biri oluşuyor, karanlığı ve ölümü üstlenmek ise yine siyaha düşüyor. Ölüm ile yaşam arasındaki sınırın en belirgin olduğu gün bizi içine çekmeye devam ediyor…

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.